Şimdi bunları çeken kim ben en çok onu merak ediyom
Yalnız ben bu çoçuğu eğer yanlış hatırlamıyorsun Ankara’da görmüştüm baya bakmıştım hani :D.dD.d:d:D.D:
Gel bakıyim bende sana bakcam baya :))))) göt amına koduğum:D:D:D:D:D:D:DD::D:D:D:D:D::DS:DA:D::D:D:D:D:D:D:D:D:DD:D::D:D:D:D
Yorumlar için rb Allahım ölyom sdjklcklsdfjklsjdfsdf
hahahahaagsh bu postun altına yazılır mı kızım ya hahahah
İrem cevap verirmisin sizi kim çekiyo sülalecek merak ediyoz
en sevdiğim çift bunlar ya ne kadar samimiler lan :D geberin:DDd.AdDS:D
çok yakışıyosunuz ayrılın.
“Benim babam şehit” dedi bana. Siz olsanız ne derdiniz bu durumda. Ben aaaa! Dedim. Yalnızca aaaa! Diyebildim. Baban asker mi? dedim O’na. O her zamanki parıldayan; ama anlam veremediğim o hafif içine kapanık gözleriyle gözlerime baktı. Emindim ya ben babasının asker olduğuna. “Ne güzel” diyecektim O’na. “Askerleri severim.” “Iımm” dedi önce ve gözlerini kaçırdı iki saniyeliğine. O iki saniye içinde ne geçti gözlerinin önünden tahmin etmek zor; ama imkansız değildi. Sonra gözlerime geri döndü. “Iımm” demişti ya az önce. “Benim babam şehit” diye devam etti. Gururla acıyı birlikte yaşar ya insan. İşte onu yaşadı bu sözlerle. Soramadım, bakamadım ve anlayamadım O’nu tabiî ki; ama O anladı beni. Devam etti konuşmaya. “Benim dedem de asker amcam da asker dedi.” Bi kaç kişiyi daha saydı akrabalarından asker olan. Ama ben duyamadım, dinleyemedim O’nu. Ne diyeceğimi düşünüyordum çünkü. Başın sağolsun mu demeliydim? Başını verip şehit olan asker O’nun ve ailesinin başı değil miydi? Bilemedim ben ne diyeceğimi. Yalnızca “aaaa” diyebildim. Sonra konuşmamız devam etti. Ne konuştuğumu bilmiyor ve kelimeleri toparlayıp cümle kuramıyordum. Aylardır makara yaptığım arkadaşım meğer bir şehit çocuğuydu. Acaba babamı anlatmış mıydım O’nun yanında. O’nu kırıp üzebilecek bir şey söylemiş miydim yoksa. Hatırlamıyordum. Yalnızca terliyordum. Bir şehit çocuğuna bakıyordum. Kaç yıl önce vermişti babasını bu Vatana bilmiyordum. Odasında babasının üniformalı fotoğrafına bakıp bakıp ağlıyor mu bilmiyordum. O’nun hayatının ne kadar zor olabileceğini hiç düşünmemiştim. Ama biliyordum ki bu çocuk ailesine, vatanına hayırlı olacak. Bu çocuk şehit babasına layık olacak. “Benim babam şehit” dedi bana… Dondum kaldım… “O’nunla gurur duyuyor olmalısın” demeliydim. Çünkü biz bütün şehitlerimizle ve gazilerimizle gurur duyuyoruz. Çünkü Onlar mertebelerin en üstündeler. Çünkü Onlar en saygıdeğerler. Benim güzel, iyi niyetli, sevecen, hüzünlü arkadaşım. Sen dedin ya bana “Benim babam şehit…” Ben hem gurur duydum hem acı hem hüzün… Umarım ağzımı açamadığım için kırılmamışsındır bana… Çünkü ne diyeceğimi bilemedim. Ne desem hafiflerdi ki bir şehit çocuğunun yarası? Ne desem teselli edebilirdim? Bunun bir cevabı yoktu. Çünkü o an kelimelerin kifayetsiz kaldığı gerçek bir andı. Çünkü bu kahramanlık kelimelere sığmazdı… Bu yüzden lal oldu dilim, sustum…




